“Şerhu’l-Mevâkıf” okumaları

On üçüncü yüzyılda sonra yazılıp yirminci yüzyıla kadar kelam ve geleneklerine damgasını vuran önemli eserlerden biri ve belki de tesiri bakımından en önemlisi Seyyid Şerîf Cürcânî’nin Şerhu’l-Mevâkıf’ıdır. Adudiddîn el-Îcî’nin el-Mevâkıf adlı eserinin şerhi olan bu kitap, şerhi olduğu metnin de ününü gölgede bırakmıştır. Metnin böylesine önemli kılan şeyin, tahkikteki başarısı olduğu söylenebilir. Bilindiği gibi Fahreddîn er-Râzî sonrasında kelam, felsefe ve tasavvuf gibi tümel disiplinlerin konu, mesele ve gaye bakımından ortak bir zeminde buluşması, on ikinci ve sonraki yıllarda yaşayan düşünürler hakkında bir değerlendirme yapmaya imkan verebilir. Bu bağlamda bilhassa kelam ve felsefenin meselelerinin aynı literatürde tartışılması, müteahhirûn döneminde “tahkîk” kavramının öne çıkmasına sebep olmuştur. Tahkîk, bir düşünceye ulaşılan yöntemi takip ederek o düşüncenin doğruluk veya yanlışlığını delilleriyle birlikte ortaya koymak demektir. Râzî sonrası kelamcılar, kendilerini kelam ve metafiziğin meselelerini tahkîk eden düşünürler görürler ve herhangi bir düşünür veya eserin önemini tahkîk işlemindeki başarısına göre belirlerler. İşte Şerhu’l-Mevâkıf’ı asırlar boyu önemli kılan özelliği de Seyyid Şerîf Cürcânî’nin tahkîkteki başarısıdır. Seyyid Şerîf görüşlerin dayanaklarını ve sonuçlarını, görüş farklılıklarının kaynağını (niza mahalli), kavramların anlamları ve kavramlar arası ilişkiyi tespit ve ifadede son derece ustadır. Bu ustalık, yer yer onun bizzat kendi tercihlerini belirlemeyi güçleştirse de okuyucusuna bir bütün olarak kelam ve meşşâî metafiziğin inceliklerini kavrama imkanı sunmaktadır. Zira diğer pek çok müteahhirûn dönem kelamcısı gibi Seyyid Şerîf de bir Eşarî kelamcısı olduğu kadar bir İbn Sina şârihidir. Bu nedenle Şerhu’l-Mevâkıf bu disiplinlerin sistematik yapısını ortaya koyması açısından bir kelamcı ve filozof nosyonu barındırırken kelam ve meşşâî felsefedeki farklı görüşlerin karşılaştırmalı bir tahkîkini yapıp bir zümre olarak filozof ve kelamcıların görüşlerini belirlemesi, ortak ve farklı noktalarını ortaya koyması ve önde gelen filozof ve kelamcıların kelam ve felsefe tarihine katkılarına dikkat çekmesi açısından da bir kelam ve felsefe tarihi kavrayışı içerir. Bu özelliğiyle İslam’da felsefe ve kelam tarihini geriye dönük olarak yeniden yazma imkanını taşıyan Şerhu’l-Mevâkıf hiç kuşkusuz sadece Seyyid Şerîf Cürcânî’nin değil, Fahreddîn Râzî ve sonrasında yetişen muhakkik kelamcı ve filozofların teorik kavrayışını yansıtır. Cürcânî’nin başarısı, Îcî’nin Mevâkıf’ını istidlâl yöntemini kullanan tümel disiplin mensuplarının ortak birikimini temsil eden bir klasiğe dönüştürmesidir. Bu nedenle Şerhu’l-Mevâkıf, yazımını önceleyen dönem için bir klavuz, sonraki dönem içinse bir anahtardır.


Seyyid Şerîf el-Cürcânî’nin bu eseri Prof. Dr. Ömer Türker tarafından “Şerhu’l-Mevâkıf” okumaları adıyla lisansüstü öğrencileri ve akademisyenlere yönelik olarak İslam Nazariyatı Araştırmaları Merkezi’nde yapılacaktır.

Tarih/saat: Salı, 17:30-19:30
Yer: İslam Nazariyatı Araştırmaları Merkezi
Adres: Muratreis Mah. Silahtarbahçe Sok. No: 77
Üsküdar / İstanbul
Tel.: 0216 391 10 28