Aristoteles Çalıştayı

Çalıştay Detayları :

  • Başlangıç Tarihi:30-12-2016
  • Bitiş Tarihi:30-12-2016
  • Başlangıç Saati:10:00
  • Bitiş Saati:18:30
  • Yer:Marmara Üniversitesi

30 Aralık  2016 Cuma günü Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Felsefesi Ana Bilim Dalı bünyesindeDoç. Dr. Ömer Türker’in yürütücülüğünü yaptığı “İslam Düşüncesinde Yöntem Projesi” kapsamında “İslam Düşünce Geleneklerinde Aristoteles” başlıklı bir çalıştay gerçekleştirildi. Prof. Dr. İlhan Kutluer ve Doç. Dr. Ömer Türker’in organize ettiği çalıştaydailk olarak Yrd. Doç.Dr. İbrahim Halil Üçer “Mevcut Kavramı Etrafında Aristotelesçi Metafizik” başlıklı bir sunumyaptı. Üçer temel olarak “varlık” kavramının var olanlara yüklenişinin Aristoteles ve İbnSînâ felsefelerindeki farkını ortaya koymaya çalıştı. Buna göre her ne kadar her iki filozof da ‘varlık’ın var olanlara yüklenişinin teşkik (dereceli eşitlik) ile olacağını iddia etmişlerse de, teşkik teorileri farklılık arz etmektedir. Metafiziği tümel bir bilim olarak vazetmek isteyen Aristoteles’in mantıksaltümellikten farklı olarak geliştirdiği “bir ilkeye nisbetle” (pros hen) tümellik fikrinden farklı olarak İbnSînâ“varlık”ın mutlak teşkik ile var olanlara yüklendiğini iddia etmiştir. Üçer, Aristoteles’in geliştirdiği pros hen tümellik fikrinin bir ontoloji değil ancak bir teo-ontoloji kurmaya yaradığına dikkat çekip, buna karşın İbn Sina’nın geliştirdiği “mutlak teşkik” düşüncesinin var olma tarzlarından bağımsız “varlık olmak bakımından varlık”ın bilimi olarak bir ontoloji kurmayı başardığını iddia etti.

İkinci sunum Doç. Dr. İshak Arslan tarafından “Doğa Kavramı Ekseninde Aristotelesçi Bilim Anlayışı” başlığı ile yapıldı. Arslan öncelikle “Doğa” (Physus) kavramının Aristoteles öncesi dönemde nasıl açıklanmaya çalıştığına değindi. Buna göre Sokrat öncesi doğa filozoflarından da önce, ilk olarak şairler doğa hakkında söz söylemiş fakat bütün bu sonsuz hareketler ve değişimler dünyasının ardında yatan ilke olarak doğa’ya belirli bir açıklama modeli, bir nomos geliştirememişlerdir. Dahası Platon’un da bütün diyalogları bir şeyi tanımlama, ona isim verme iddiası ile başlar ama bir aporia ile son bulur. Nitekim Platon doğa’nın ancak bir tür müşahede yöntemi ile bilinebileceği kanaatine varmıştır. Aristoteles ise Platon’un çözümününsübjektif olduğunu ve genele mal edilemeyeceğini iddia etmiştir. Sofistlerin bilginin imkânsızlığı iddiasına bu şekilde cevap verilemeyeceğini düşünün Aristoteles varlıkları on kategoriye ayırmış ve bir şeyin ancak dört nedeniyle bilindiğinde bilinmiş olacağını iler sürmüştür. Bu sebeple ona göre bütün yönleriyle kuşatıcı bir bilgi,her türlü varlık seviyesinde mümkündür. Arslan, modern bilimin başat özelliğinin Aristotelesçi bilim anlayışı ve bilgi iddiasından bir vaz geçiş olduğu dile getirdi.

Son olarak Yrd. Doç. Dr. Hümeyra Özturan ‘İyi Kavramı Ekseninde Aristotelesçi Ahlak ve Siyaset Düşüncesi’ başlıklı bir sunum yaptı. Özturan ilk olarak Platon’da “iyi” kavramının aşkın, tanımlanamaz, ancak bir tür mistik tecrübe ile varlığının farkına varılan ve ideaların ideası olduğunu açıkladı.Ardından Aristoteles’in tamamıyla metafizik alana hasredilmiş bu iyi kavramını bir gaye neden olarak nasıl insan eylemlerinin konusu haline getirdiğine dikkat çekti.Son olarak İslam filozofları tarafından iyi kavramının nasıl yorumlandığına değindi.

Bilhassa müzakereler esnasında Aristoteles felsefesinin İslam dünyasında nasıl algılandığı ve eleştirildiği üzerinde uzun ve ayrıntılı tartışmaların yapıldığı çalıştay Doç. Dr. Ömer Türker’in kapanış ve teşekkür konuşmasıyla sona erdi.